Washington eyaleti Valisi Christine Gregoire, eyalette eşcinsel evliliğe izin veren yasayı imzalayarak, hemcins çiftlere bundan böyle ayrımcılık yapılmayacağı, eşit muamele edileceği için gurur duyduğunu söyledi.

Yasa, eyalette 7 Haziran'da yürürlüğe girecek.





Haber Bağlantıları;
mynet.com/washingtonda-escinsel-evlilige-onay

Solplatform.in'in Yöneticisi;

Gecen gun okudugum ve epeydir uzerinde dusundugum bir sorundur bu. Bulent Ersoy, Deniz Gezmis ile ilgili bir anisini anlatmis. "Deniz bana gazoz ismarlar ve ona sarki soylememi isterdi" demis. Bu aciklama uzerine Deniz Gezmis'in ailesi ve 68'liler vakfi buyuk tepki gostermis.

Kimisi, Deniz asla o tip insanlarla gorusmezdi demis, kimisi, "Deniz'in zaten gece hayati yoktu" demis. Abisi, " Deniz 18 yaşındayken Bülent Ersoy 13 yaşındaydi " diye itiraz etmis...vs

Bu itirazlarin hicbiri icin dogrudan "homofobi var" diyemeyiz. Ama, altinda yatan mantalitenin homifobi oldugu kesin. Cunku, mesela, Bulent Ersoy," Deniz benim gazinoma gelirdi" demiyor. Belki tesadufen bir vesile ile karsilasmis ve bu diyalogu yasamis olabilirler. O zaman neden " Deniz'in gece hayati yoktu, bu olay yasanmis olamaz" diye itiraz ediyorsun. Gece hayati oldugunu idda eden hicbir aciklama yapilmamis ki. Ikincisi, ornegin bu aciklamayi Bulent Ersoy yerine Emel Sayin, Muzayyen Senar, ne bileyim Baris Manco gibi bir sanatci yapmis olsa, 68'liler yine bu kadar ofkelenir miydi? Yani bu olay yalan bile olsa, bu denli ofkelenmenin alemi nedir? Netice de Bulent Ersoy sesiyle, yetenegiyle, egitimiyle ve yapmis oldugu albumlerle bu ulkenin en buyuk sanatkarlarindan biri degil mi? Neden bu insanin sanatini onore etmek yerine, ofkeyle saldiriya geciyorsun?


Fidel Castro ve Josef Stalin'in homofisini bilahare dile getirecegim. Ama oncelikle Turkiye solunda bulunan bu ikiyuzlu, mide bulandirici tavirdan bahsetmek istiyorum. Escinsel ve Transeksuel orgutleri, tekel iscilerine yemek goturdugunde, parti cephenin yayin organi, escinsellere agza alinmayacak kufur ve hakaretler etmisti. Soyalistler kendi aralarindaki tartismalarda "****" gibi hakaretleri hic yuzleri kizarmadan telaffuz edebiliyorlar. Fikirlerini begenmedikleri kesimlere veya ki$ilere "libo$, feto$.." gibi homofobik kelimeler uydurarak onlari asagiladiklarini dusunebiliyorlar.


Escinseller bu ulkede is bulamadiklari icin fuhus yapmak zorunda kalan, dislanan, asagilanan, hastanelerde saglik hizmeti almak zorunda kaldiklari zaman bile ayrimciliga ugrayan, bu ulkede belki de en con ezilen insanlardir. Gerci, toplumun ezici nufusunu olusturan yoksul halk kitlelerini "yobaz" diye yaftalayip, her turlu hakareti ve baskiyi reva goren bir soldan, escinsellere sahip cikmasini beklemek benim hatamdir. 

Haber Bağlantıları; http://www.solplatform.in/politika/13456-tc-solunda-homofobi.html

Aras Güngör (28) kadın olarak doğdu ama kendini erkek hissediyordu. Göğüslerini kestirdi, erkek gibi yaşamaya başladı. Barış Sulu (34) erkek olarak doğdu ve bir eşcinsel. Bu iki erkek birbirleriyle tanışınca aşık oldular ve gay bir ilişki yaşamaya başladılar. Şimdi eşcinsel iki erkek olarak evlenmek istİyorlar. Ama sizin gibi, yetkililerin de kafası karıştı. İzin çıkmadı. Twitter'da 'Barış ile Aras evlenebilmeli' kampanyası bile başladı 

Erkeklik penisle kadınlık vajinayla olamaz


ARAS GÜNGÖR
Kendinizdeki farklılığı ilk ne zaman anladınız?
- Bence normaldim ancak sokağa çıktığım andan itibaren bu dediğin bana hissettirildi. Kız çocuklarıyla erkek çocuklarının farklı olduğu, dünyanın böyle bir ayrım üzerine kurulu olduğunu altı yaşımda fark ettim. Yazmayı yeni öğrenmiştim ve ilk olarak mahallemizdeki Seda Abla'ya bir mektup yazarak evlenme teklif etmiştim.
Ailenize nasıl açıldınız?
- Altı yaşımdayken anneme, "Ben aslında erkeğim" diyordum...


Hakan GENCE -Hürriyet -Tamamı >>



“İçinde gey, lezbiyen gibi kelimeler kullanılan her şey kesinlikle yasak. Sadece söylemde yasak olsa, bununla da kalmıyor RTÜK. Eşcinsel bireylerin televizyona çıkması da yasak.

Gerekçe şu: “Müslüman bir ülkede yaşıyoruz ve bu tür yayınlar eşcinselliği özendirici yayınlar olur.”

Korkulan şey bu…



Zaten bütün alanları dar ettiğiniz eşcinsel ve trans bireyler kendi imkanları ile yarattığı, ürettiği ürünleri, önemli bir alan olan, görsel medyada neden kullanamıyorlar?

Kendilerini var etmelerini neden yasaklıyorsunuz?

Gey, lezbiyen, travesti, transseksüel kelimeleri bu ülkede yasak mı?

Kağıt üzerinde ben böyle bir yasak görmedim.

Hangi hukuka dayanarak yasaklıyorsunuz?

Eşcinsel beraberlikler de bu ülkede yasak değil. Peki siz hangi hakla yasak koymuşsunuz?

Bu durumda sormak isterim, savcılara, hukukçulara RTÜK bu yasakları yaparak suç işlemiş olmuyor mu acaba?”



Haber Bağlantıları; http://www.taraf.com.tr/esmeray/

Mesut DEMİR/BURSADABUGUN.COM
Türkiye'nin ilk transseksüel evliliğini yapan Gökkuşağı Derneği Başkanı ve CHP Bursa Milletvekili aday adayı transseksüel Öykü Özen, evinin kapılarını Bursadabugun.com için açtı.
Çok farklı bir kişiliğe sahip olan ünlü transseksüel Öykü Özen, bilinmeyen bir çok yönünü anlattı. Hayatıyla ilgili önemli bir karar aldığını belirten Öykü Özen, "Türkiye'nin ilk transseksüel evliliğini yapmıştım. Eşimle ayrılmak için boşanma davası açtım. Artık bundan sonra şiddete uğrayan kadınlar için savaşacağım" dedi...

..."HAYATIMI KİTABA DÖNÜŞTÜRECEĞİM"
Hayatında çok şeyler yaşadığını ifade eden Özen, sözlerini şöyle sürdürdü;
"Hayatımda çok insanlar gelip geçti.  Acısıyla tatlısıyla çok şeyler yaşadım. Bu yaşadıklarımı kitap haline dönüştürmeyi düşünüyorum. Kitabın içinde herşey olacak. Hayatımdaki insanlar farklı isimlerde olacak ancak o isimler kimler olduğu tahmin edilebilecek. Kısaca bomba etkisi yaratacak bir kitap olacak. Kitabımı yazdıktan sonra uzak bir yerlere gidip tepkilere bakacağım."
Pul koleksiyonu bulunan Özen'in evinde temizliğe önem vermesi, oturma odası ve yatak odasında toplam 3 kütüphanenin olması, yemek ve temizliği kendisi yapması dikkat çekti.

Söyleşinin Tamamı:
Blogger tarafından desteklenmektedir.