Ayşe Kulin'in eşcinsel ilişki romanına sert eleştiri: Homofobisi tavan yapmış!
T24 - Eşcinsel bir ilişkiyi anlatan 'Gizli Anların Yolcusu' adlı son romanı için "Yazdım, oldu" diyen Ayşe Kulin'in "Belki de gay'lik, bir nevi nüfus artışını önleme yöntemidir..." sözleri tartışılıyor. Kulin'in eşcinselliğe yaklaşımını eleştiren Mehmet Uğur Yüksel, ''Yükselen bir değer olan eşcinsellikten pay çıkarmaya çalışan bir yazarın nafile çabası. Kulin'in homofobisi tavan yapıyor" ifadelerini kullandı.
Okudum, oldu işte!

KuirFest'in yaratıcı ekibinden Mehmet Uğur Yüksel'in Radikal gazetesinde yayımlanan (22 Kasım 2011) eleştirisi şöyle:

Ayşe Kulin'in eşcinsel ilişki romanına sert eleştiri: Homofobisi tavan yapmış! - T24

Kanal 7'de yayınlanan programında (eskiden stv ve benzerlerinde de çalışmışlığı var) Hindistan'da hicraların (haberde hicre diye geçmiş) festival esnasında çadırlarının yandığını, nefretiyle beraber paylaşmakta.

1.Hicralar eşcinsel değil, trans kadınlardır ve son döneme değin, Hindistan'da el üstünde tutulurlardı.

2.Eşcinsellik değil homofobi tedavi edilmelidir.

DN: Twitter'da #kapaceneniikbalgurpinar tt' olma yolunda.










Eşcinsel kimliğini gizlemeden Berlin Eyalet Meclisi'ne seçilen Hakan Taş, Türk hükümetinden eşcinsel hakları konusunda yapıcı adımlar atmasını istedi
Ali Ekber ERTÜRK / ANKARA
ALMANYA'da eylül ayında yapılan seçimde Berlin Eyalet Meclisi'ne girmeyi başaran Türk kökenli eşcinsel milletvekili Hakan Taş, 'Türkiye Parlamentosu'nda da eşcinsel kimliğini gizlemeden görev yapan milletvekillerini görmek istiyoruz' dedi.
Pembe Hayat Derneği'nin düzenlediği ve nefret cinayetlerinin masaya yatırıldığı konferans için Ankara'ya gelen Hakan Taş, AKŞAM'ın sorularını yanıtlarken şunları söyledi:
ÇALIŞMALARIMLA SEÇİLDİM: Ben, tüm dışlanmışların sorunlarının çözüm yeri olarak siyaseti gördüğüm için aktif siyasette yer almayı seçtim.Sol Parti'den aday oldum, ama adaylığımı eşcinsellik üzerine kurmadım. Çünkü zaten herkes eşcinsel olduğumu biliyordu. Uzmanlık alanım göçmen sorunları, uyum, katılım ve mültecilerdir. Seçmenlerim de bu çalışmalarım nedeniyle bana oy verdiler. Uygar insanlar cinsel kimliğe göre değil, kişilerin yaptıklarına bakarak kararlarını veriyorlar.

Dipnot Tablet 35. sayısı yayında... Ali Mendillioğlu Dipnot Tablet okurları için son yıllarda artan kadına şiddet olaylarının nedenini bir transeksüele sordu. "Kadınların pazarlık gücü artınca erkeklerin de çirkefliği artıyor."...

N.Ç olayının yarattığı şaşkınlık ve utanç beni alt üst etti. Ara ara selamlaştığımız hasbihal eylediğimiz bir transeksüel arkadaşımı aradım. Onunla konuşmak istedim.  ...


Transeksüel arkadaşıma ilk sorduğum soru, bir erkeğin bir kadını öldürmesi için nasıl bir nedeni olabilir, oldu.
 "İkili ilişkileri ve cinsel tatmini çok önemsediği için öldürür. Kültür bunu ögretmiştir. Yapmalısın, maksimum kadınla beraber olmalısın. Arzulanır olmadığını bilmek, zaman zaman kadının seçeneklerinin olduğunu bilmek erkeğe koyuyor. Kadın ilişkisinde güveni bulmak için bin dereden su getiriyor. Kadının güveni bulması bir bedel. Erkeğin de cinsel tatmini bulması çok çok yakışıklı bile olsa, kariyeri de olsa, şunu da olsa bunu da olsa belli bir çabayı gerektiriyor. Bunca uğraşı sonrasında bulduğu elden gidince ödediği bedelin faturasını karşısındakine kesmek istiyor. Genel olarak kadınlar hikayeden soğumuş durumdalar. Libodoyu kanalize etmeyi kadınlar kendine yedirebiliyor ama erkekler yediremiyor. Sürekli bir sınav halindeler. Arkadaşları hep kimi s….n neyi s....n diye soruyor. O da zannediyor ki belli bir skor elde etmenin yolu, belli kadınları becermekten geçiyor.
 Nefret kültürel bir kod olmuş. Erkek kadına, kadın erkeğe, anne çocuğa şiddet uyguluyor. Çocuk kediyi tekmeliyor. Kadınlar yeni bir ilişki kültürü ve standardı arıyor. Aileler kızlarını eskisine göre daha fazla sahipleniyor. Boşanınca kızları çocuğuyla yanına alıyor. Kadınların pazarlık gücü artınca erkeklerin de çirkefliği artıyor. İlişki kültürü artık bu noktaya gelmiş daha fazla değişemeyebilir."...


Tamamı-Kaynak Dipnottv
Blogger tarafından desteklenmektedir.