Ramazan ALMAÇAYIR

İSTANBUL - Edinilen bilgiye göre, gece saat 00.30 sıralarında, "Maltepe Sahilyolunda bıçaklı kavga çıktığı ve yaralıların olduğu" ihbarı üzerine polis harekete geçti. Kısa sürede olay yerine gelen polis, travesti Ç.Y'yi vücudunun çeşitli yerlerinde derin kesik izleriyle kanlar içinde buldu. Polis kanlar içinde olmasına rağmen ayakta durabilen Ç.Y. ve yanındaki diğer arkadaşlarının ifadesine başvurdu.


SEVGİLİSİNDEN AYRILMIŞ SALDIRDI


Ç.Y. ve arkadaşları, otomobille yanlarına gelen kişilerin saldırdığını, saldırganlar arasındaki bir kişinin ise elinde döner bıçağı ve kılıç olduğunu öne sürdü. Ç.Y. “Hiç sebepsiz yere satır ve sallama ile saldırdı. Ciddi yaralarım var. Bunların bedelini adalet önünde verecekler. Sevgilisinden ayrılmış hırsını bizden aldı" diye konuştu. Bir görgü tanığı da “Eski sevgilisinden ayrılmış, buradan geçerken arabadan inip bıçakladı" diyerek dehşet anlarını anlattı. Saldırı da Ç.Y 'ye ait olduğu belirtilen otomobil de hasar gördü. 


Haber Bağlantıları;
Radikal -Maltepe'de Kılıçlı Dehşet 

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player


Ayrımcılığa Karşı Gökkuşağı Koalisyonu
[Koalisyon Bileşenleri: Hebun Diyarbakır LGBTT Oluşumu; İstanbul LGBTT Dayanışma Derneği; Kadın Kapısı; Kaos GL; Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği; MorEl Eskişehir LGBTT Oluşumu; Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği; Siyah Pembe Üçgen İzmir LGBTT Derneği; Sosyal Politikalar, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Araştırmaları Derneği; Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi; Voltrans Trans Erkek İnisiyatifi]

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, 26 Aralık 2011’de Afyonkarahisar’da yaptığı konuşmada, her türlü ayrımcılık, nefret suçu, kurumsal şiddet, toplumsal dışlanma, temel haklardan yoksun bırakılma gibi birçok konuda hak ihlali yaşayan eşcinsel, biseksüel ve trans bireyleri hedef alan şu ifadeleri kullanmıştır: “… Bir gün o gerçeği yaşasalar, bir gün değil bir saat, on dakika yaşasalar biliyorum ne yapacaklar, ama kurtuluşu yok, şakası yok çünkü gidenlerden kurtulanların ifadesi her şeyi ortaya koyuyor. Ben söylüyordum, şimdi itirafçılar söylüyor. Domuz etinden, Zerdüştlüğe kadar, bilmem hangi ulustan kardeşlikten, çok özür dilerim eşcinselliğe kadar, her türlü namussuzluğun, ahlaksızlığın, gayriinsani durumun olduğu bir ortam…”
 
AK Parti Hükümeti, bir önceki kabinede Aile ve Kadından Sorumlu Devlet Bakanı olan Selma Aliye Kavaf’ın açıklamalarını destekleyen, onun bir adım ötesine geçerek eşcinselliği “namussuzluk, ahlaksızlık, gayriinsani durum” olarak niteleyen bir tavrı açıkça sahiplenmekte midir?
 
Türkiyeli eşcinsel, biseksüel ve trans bireyler olarak endişe içerisindeyiz. Hükümet, her seçim sonrasında bizzat Başbakan’ın ağzından dile getirdiği “herkesin hükümeti” olma iddiasını terk etmiş ve eşcinsel, biseksüel ve trans bireyleri hedef almıştır.
 
LGBT (lezbiyen, gey, biseksüel, trans) sivil toplum kuruluşları olarak özellikle trans bireylerin her gece polisler tarafından maruz kaldığı kötü muamele, işkence, keyfi gözaltılar ve keyfi yaptırım kararları konusunda yıllardır Hükümet’i uyarıyoruz. Bakan Şahin’in açıklaması sonrası anlıyoruz ki, Hükümet “ahlaksız, namussuz ve gayriinsani” bulduğu LGBT bireyleri bilerek ve isteyerek hedef almaktadır ve LGBT bireylere yönelik ihlallere seyirci kalmaktadır.
 
Trans bireylerin linç edildiği, polisler tarafından işkence ve kötü muameleye tabi tutulduğu, LGBT bireylerin nefret cinayetleri sonucu öldürüldüğü bir ülkede yaşıyoruz. İçişleri Bakanı Şahin’in, güvenliklerinden sorumlu olduğu LGBT vatandaşları hedef alması, hakaret etmesi kabul edilemez! İçişleri Bakanı’nın asıl görevi LGBT bireyleri hedef alan cinayetler, saldırılar ve bizzat kendisine bağlı olan güvenlik kuvvetlerinin kötü muamelesi ve keyfi uygulamalarını durdurmak ve önlem almaktır.
 
Bakan Şahin’e sesleniyoruz: İnsanlar eşcinsel veya trans kimlikleri sebebi ile hunharca öldürülürken, sizin eşcinselliği “namussuzluk, ahlaksızlık ve gayriinsani durum” olarak adlandırmanıza ve LGBT katillerini cesaretlendiren bu açıklamanıza sessiz kalmayacağız!
 
Hükümet’e sesleniyoruz: Ayrımcılığa karşı bütün vatandaşları eşit şekilde koruyacağı iddia edilen Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kanun Tasarısı ve sığınmacılar/mülteciler ile ilgili düzenlemeler getiren Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanun Tasarısı Taslağı’ndaki ayrımcılık gözetilmeyecek zeminler arasından “cinsel kimlik” ifadesini çıkaran İçişleri Bakanlığı’nı protesto ediyoruz! Başında eşcinsel, biseksüel ve trans vatandaşlara yönelik nefret söylemi yayan Naim Şahin’in olduğu bir İçişleri Bakanlığının, LGBT vatandaşlarının güvenliğini kesinlikle sağlayamayacağını biliyoruz. Açıkça ifade ediyoruz, LGBT vatandaşlar olarak kendimizi güvende hissetmiyoruz!
 
Sivil Anayasa Sürecine eşit katılımın konuşulduğu şu günlerde, İçişleri Bakanının yaptığı açıklamanın  LGBT örgütlerin anayasaya katılım sürecinde önündeki bir engel olarak değerlendiriyoruz.
 
İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’i derhal eşcinsel, biseksüel ve trans vatandaşlardan özür dilemeye ve istifaya davet ediyoruz!
 
Hükümet’i de, kendi vatandaşlarına hakaret eden, ayrımcılık yapan ve açık şekilde nefret söylemi üreten İçişleri Bakanı’nın söylemleri dolayısı ile özür dilemeye davet ediyoruz!
 
Hükümet’i, eşcinseller, biseksüeller ve trans bireylerle ilgili toplumu kin ve düşmanlığa itecek açıklamalarından vazgeçmeye davet ediyoruz!
 
İçişleri Bakanı ve Hükümet yetkililerinin “çok özür dilerim, eşcinsellik” şeklinde ifade ettiği ve ağızlarına bile almaktan çekindiği eşcinsel, biseksüel ve trans kimliklerimizi sahipleniyoruz!
 
Eşcinsellik, biseksüellik ve trans kimlikler hastalık, günah, namussuzluk, ahlaksızlık veya gayriinsanı bir durum değildir.
 
Eşcinseliz, biseksüeliz, transız ve bu kimliklerimizden utanmıyoruz; onur duyuyoruz!
 



Haber Bağlantıları;

Pembe Hayat




Bu ülkede bir İçişleri bakanı bunları söylüyorsa hangi eşcinsel ya da hangi gayrimüslim kendini güvende hissedebilir? Bu ifadelerden birilerinin vazife çıkarmasına şaşılacak bir yerde yaşamıyoruz neticede.  





Haber Bağlantıları;

Hayatımızın Bakanı - Özgür Mumcu Radikal

Çanakkale'de, evinde bıçaklanarak öldürülen büfe işletmecisi 46 yaşındaki Ercihan Cerrah'ın cinayet şüphelisi inşaat işçisi 19 yaşındaki O.A.'yı, gittiği bir kafede kullandığı bardaktaki parmak izi yakalattı.O.A., polisteki sorgusunda suçunu itiraf edip, eşcinsel ilişkiye girdiğini öne sürdüğü Cerrah'ı, "Sıra bende" diyerek, zorladığı gerekçesiyle öldürdüğünü öne sürdü.
Çanakkale'de, evinde bıçaklanarak öldürülen büfe işletmecisi 46 yaşındaki Ercihan Cerrah'ın cinayet şüphelisi inşaat işçisi 19 yaşındaki O.A.'yı, gittiği bir kafede kullandığı bardaktaki parmak izi yakalattı. O.A., polisteki sorgusunda suçunu itiraf edip, eşcinsel ilişkiye girdiğini öne sürdüğü Cerrah'ı, "Sıra bende" diyerek, zorladığı gerekçesiyle öldürdüğünü öne sürdü.


Polis, görgü tanıklarının ifadeleri ve kamera görüntülerinden, şüpheli olarak Muşlu inşaat işçisi O.A.'yı takibe aldı. Sivil bir polis memuru, gittiği bir kafeteryada, masaların dolu olmasını bahane edip, meyve suyu içen O.A.'nın yanına oturup, sohbete başladı. O.A., bu sırada birkaç bardak meyve suyu içti. O.A.'nın yeni kullandığı bir bardak, başka bir polis memuru tarafından kafeteryanın mutfağına gitmeden delil torbasına konuldu. Bardaktaki ile cinayetin işlendiği evdeki parmak izlerinin uyuşması üzerine O.A., dün saat 23.30 sıralarında gözaltına alındı.


Haber Bağlantıları;

http://www.sondakika.com/haber-bufecinin-cinayet-suphelisini-bardaktaki-parmak-3219993/

İçişleri bakanı Şahin gaflarına yenisini ekledi, (egemen medya diliyle yazınca böyle oluyor) hayır açıkça eşcinsellere ve eşcinselliğe hakaret etti demek daha doğru.

Radikal'in haberinde geçriği üzere, terör konusunda demeç veren bakan Şahin; "O kadar hınç var ki devlete karşı, kendi paçavra ara sözleşmelerinde, devlet olmayan bir organizasyon. Yani Türk devletine düşmanlar, bunu anladık da kendilerinin kurmak istedikleri organizasyonda bile devleti kullanmayacak kadar devlet düşmanlığı var. Ne o zaman peki, devlet nedir, ne yapar? Devlet düzendir, devlet hukuktur, devlet hiyerarşidir, devlet mülkiyettir, devlet namustur, devlet özgürlüktür, eğitimdir, sağlıktır, devlet hayatın ta kendisidir. O halde devlet olmayan organizasyon, kim güçlü ise o anda, onun devleti. Gücü yeten yetene, kim egemense onun devleti. Birbirini yiyen insanların topluluğu. İnsan insanın kurdudur. Kim kimi yiyebilirse, kimin ağzı, dişleri kuvvetliyse, devlet o. Ve bunun peşine takılan sempatizanlar. Bir gün o gerçeği yaşasalar, bir gün değil bir saat, 10 dakika yaşasalar biliyorum ne yapacaklar ama kurtuluşu yok, şakası yok çünkü gidenlerden kurtulanların ifadeleri her şeyi ortaya koyuyor. Ben söylüyordum, şimdi itirafçılar söylüyor. Domuz etinden Zerdüştlüğe kadar, bilmem hangi ulustan, kardeşlikten, çok özür dilerim eşcinselliğe kadar, her türlü namussuzluğun, ahlaksızlığın, gayriinsani durumun olduğu bir ortam. Girişi var, çıkışı yok. Girişi korku, çıkışı ölüm. Böyle bir yapı.”



Haber Bağlantıları;

Tamamı-Radikal
İçişleri Bakanı'ndan yeni terör tarifleri
Blogger tarafından desteklenmektedir.