Bursa’da eşcinseller için açtığı kafeteryası ruhsatsız olduğu gerekçesiyle kapatılan Gökkuşağı Derneği Başkanı Öykü Özen’in yaptığı müracaat üzerine, haklarında 3’er yıla kadar hapis talebiyle dava açılan ve aralarında dönemin Osmangazi Belediye Başkanı Altepe ve yöneticilerinin de bulunduğu 7 sanığın yargılanmasına başlandı.

Bursa’da eşcinseller için açtığı kafeteryası ruhsatsız olduğu gerekçesiyle kapatılan Gökkuşağı Derneği Başkanı Öykü Özen’in çifte standart uygulandığını belirterek yaptığı müracaat üzerine, haklarında 3’er yıla kadar hapis talebiyle dava açılan ve aralarında dönemin Osmangazi Belediye Başkanı ve yöneticilerinin de bulunduğu 7 sanığın yargılanmasına başlandı.
2. Sulh Ceza Mahkemesinde "görevi kötüye kullanmak" suçundan 3’er yıla kadar hapsi talep edilen dönemin Osmangazi Belediyesi İmar ve Şehircilik Şube Müdürü Y.K. (42), Ruhsat Denetim Şube Müdürü K.K. (48), Zabıta Müdür Vekili S.Ç. (51), Osmangazi Belediye Zabıta Müdürü V.I. (52), Zabıta Komiseri A.P. (44), zabıta memuru B.S. (38) ilk kez hakim karşısına çıktı. Diğer tutuksuz sanıklar dönemin Osmangazi Belediye Başkanı R.A. (52), başkan yardımcıları B.V. (39) ile M.Ç. (50) ise bugünkü duruşmaya katılmadı.


"BELEDİYEDE ÇALIŞMAK KAYGAN BİR ZEMİNDİR"

Hakkındaki iddiaları yalanlayan V.I., 2004-2008 yılları arasında Osmangazi Belediyesi’nde Zabıta Müdürü olarak görev yaptığını belirterek, "Malumunuzdur ki, belediyede çalışmak sıkıntılı, riskli bir iş olup, kaygan bir zemindedir. İsmi geçen olaylarla ilgili benim şahsi bir bağlantım yoktur. Doğal olarak amirlerimizin belli bir takım talepleri olmaktadır. Ancak, bunları yazılı olarak istemediğimden başıma bu işler geldi. İddianamede de belirtilen olaylarla ilişkin ayrıntılı olarak ifade verdim. Bu ifadelerimi aynen tekrar ederim. Buna ilişkin olarak, dosyada mevcut iletişim tespit tutanakları da vardı. Bulunduğumuz görev ve makamı kaybetmemek için, bir takım şeylere göz yummuş olabiliriz. Ben bu sebeple zabıta müdürlüğünden kendi isteğimle ayrıldım. Buna benzer suçlamalardan, Bursa’da iki ayrı asliye ceza mahkemesinde hakkımda mahkumiyet kararı verildi. Atılı suçlamalardan ise ayrı ayrı beraatimi olmazsa da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istiyorum" dedi.

"BERAATİMİ İSTİYORUM"

Diğer tutuksuz sanık K.K. ise 2005-2008 yılları arasında Osmangazi Belediyesi Ruhsat Denetim Şube Müdür vekili olarak görev yaptığını ifade ederek, "İddianamede hakkımda iki ayrı suçlama var. Bunlardan biri Sırameşeler Mahallesi’ndeki bir ekmek fırını ile alakalıdır. Bu fırının ruhsat talebi vardı, biz ise bunu reddetmiştik. Şahıs, bunun üzerine Bursa İdare mahkemesine dava açtı. Bununla alakalı İdare mahkemesi kararını dosyaya sunmuştum. Diğer konu ise, bir kıraathane ile alakalıdır. Bu müracaata da
ruhsat verilmemiştir. Bununla ilgi belediye meclis üyesi H.T. ile görüşmemiz oldu. Kendisi bu konuda yardımcı olmamızı istedi. Ancak, mevzuata uygun olmadığını söyleyip bunu kabul etmedik. Atılı suçlardan beraatimi istiyorum. Mahkeme aksi kanaatteyse, lehime olan hükümler uygulansın. Ayrıca hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilsin" diye konuştu.
Osmangazi Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Y.K. ise adının iddianameye sehven karışmış olabileceği ifade ederek beraatini istedi.
Mahkeme duruşmaya katılmayan Belediye Başkanı R.A. ve B.V. ile müşteki Öykü Özen’in dinlenmesi için duruşmayı erteledi.

"GÜNDE 3 DEFA ZABITALAR GELİP DENETİM YAPIYORDU"

Heykel’deki Gökkuşağı Derneği’nin yanında eşcinseller için açtığı ’Gülüm’ adlı kafeteryasının mühürlenmesi üzerine savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu anlatan müşteki Öykü Özen ise, "Kafeye, günde 3 kez zabıtalar gelip denetim yapıyordu. Amacım bir kaç insanı orada çalıştırıp fuhuştan uzaklaştırmaktı. Fakat zabıta ’Neden tavan boyu 3 metre değil’ diyerek kafeteryamızı mühürledi. Türkiye’de bütün binaların tavan boylarının 2.40 olduğunu belirtmemize rağmen dinletemedik. Ben de çevremdeki diğer kafeteryaların da ruhsatsız olmasına rağmen kapatılmadığını öğrendim. Çeşitli tarihlerde o kafelere gidip, yediğim içtiğim şeylerin fişlerini aldım. Ve bu işletmelerin ruhsatsız olmasına rağmen çalıştığını, fişlerle belgeleyip, Osmangazi Belediyesi’ne bunların da kapatılması için müracaatta bulundum. Belediye o kafeteryaların da ruhsatsız olduğunu, resmi yazışma cevabında ifade edince, soluğu adliyede aldım. Ve çifte standart uygulayan yöneticilerin cezalandırılmasını istedim. Teknik dinlemede bir çok
işletmenin de benzer şekilde belediye yöneticilerinden talimatlar alıp, bazılarına göz yumdukları ortaya çıkınca sanıklar hakkında dava açıldı" dedi.

Hepsini Hizaya Dizdi -YeniBursa -Tamamı-Kaynak

Bu filmler Gökkuşağının Altında

Türkiye’nin ilk kuir festivali Pembe Hayat KuirFest’in son yılların en çok konuşulan ve ödüllü LGBT temalı filmlerini bir araya getirdiği “Gökkuşağının Altında” bölümünde Almanya’dan Fransa’ya, Portekiz’den Arjantin’e toplam 8 film Ankara’da ilk kez seyirciyle buluşacak.


ntvmsnbc
Güncelleme: 13:07 TSİ 05 Kasım. 2011 Cumartesi
İSTANBUL - Türkiye’nin ilk kuir festivali olan ve 17-24 Kasım tarihleri arasında Ankara’da Büyülü Fener Sineması’nda yapılacak Pembe Hayat KuirFest yaklaşıyor. Amerika’dan Kanada’ya, İsveç’ten Hollanda’ya, 15 ülkeden 50’ye yakın LGBT temalı film, Ankara’da ilk kez sinemaseverlerin karşısına çıkacak.
Pembe Hayat Lezbiyen, Gey, Biseksüel ve Trans (LGBT) Dayanışma Derneği’nin düzenlediği Festival, LGBT bireylere yönelik ayrımcılığa ve şiddete dikkat çekerken Türkiye’de kuir teorinin ve sanatın konuşulmasına, tartışılmasına olanak yaratacak.
Pembe Hayat KuirFest’in son yılların en çok konuşulan ve ödüllü LGBT temalı filmlerini bir araya getirdiği “Gökkuşağının Altında” bölümünde Almanya’dan Fransa’ya, Portekiz’den Arjantin’e toplam 8 film Ankara’da ilk kez seyirciyle buluşacak.
Haberin devamı ↓

Kaos GL ve Pembe Hayat, LGBT bireylere yönelik alenen aşağılama ve hedef gösterdiği gerekçesiyle Erol Köse hakkında suç duyurusunda bulundu.
Ankara - BİA Haber Merkezi
04 Kasım 2011, Cuma
Kaos GL ve Pembe Hayat, sosyal paylaşım sitesi twitter'da LGBT (lezbiyen, gey, biseksüel, trans) bireylere yönelik hakaret içeren ve aşağılayan söylemlerde bulunduğu gerekçesiyle Erol Köse hakkında Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 125 ve 216. Maddelerini esas alarak "Hakaret ve Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve Aşağılama" suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.
Köse, tweet'lerinde LGBT bireylere yönelik ayrımcı söylemler kullanırken, birçok ünlü sanatçının da LGBT olduğunu iddia ediyor. LGBT dernekleri, "ifşanın hak değil, suç olduğunu" belirtiyor.
Savcılığa verilen dilekçede, Köse'nin ifadelerinin suç olduğu, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtildi:
"6 Ekim 2011 tarihinde şikayet edilen Erol Köse, 'twitter' adındaki sosyal paylaşım sitesinde, eşcinsel ve trans bireylere yönelik hakaret içeren söylemlerde bulunmuştur.
"Erol Köse, twitterda bulunan hesabından, sanat camiasından ve medyatik olan kişiler için '....... Diziyi seyrediyorum gay diye inandırıcı gelmiyor, bunların çoğu maskeli çakma entel, remix albümüyle çıkış yapan ....... lezzodur bir anım var kendisi ....... evine kız aşkıyla geldi el ele büyük usta tokadı bastı kovdu, mesela ...... lezdir' gibi söylemlerde bulunmuştur.
"Yine trans bireylerle ilgili olarak 'Otostopçu travestiler gece burada müşteri arıyorlar, travesti takipçileri sapkın, muhtemelen travestilerle ilişki kuran cinsel kimlik hastalarıdır, aklı başında olan travestilerle niye yazışsın, eylemine girenler blocklansın zira çoğu Hepatit-C aids taşıyıcısı olduğundan hınç dolular zira ne kadın ne erkekler, tweet atanlarda gizli sapkınlık var çünkü travestilik maalesef bir hastalıktır' demiştir. Bianet

Haber: Kaos GL
Çıkış noktası “Türkiye’de trans bireylere karşı yapılan hak ihlallerine, nefret suçlarına ve ayrımcılığa karşı kolektif bir sanatsal müdahale” olan “Trans, Onurlu ve Türkiyeli” sergisi 11 Kasım’da İstanbul’da Cezayir Apartmanı’nda açılacak. 
11-30 Kasım 2011 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleşecek olan sergi, Cezayir Apartmanında 11:00 – 19:00 saatleri arasında ziyarete açık olacak.
 
Açılış öncesinde 11 Kasım 2011 Cuma günü saat:18:00’de “Türkiye’deki Trans Hakları Durumu” başlıklı bir panel düzenlenecek.
 
Trans, Onurlu ve Türkiyeli: Sosyal Adalet için Sanatsal bir Müdahale
“Trans, Onurlu ve Türkiyeli”, Türkiye’de trans bireylere karşı yapılan hak ihlallerine, nefret suçlarına ve ayrımcılığa karşı kolektif bir sanatsal müdahale.
 
Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi, İstanbul LGBTT ve Pembe Hayat LGBTT dayanışma derneklerinin Güney Afrikalı sanatçı Gabrielle Le Roux ile bir araya gelişiyle ortaya çıkan sergi, Türkiye’nin 5 şehrinden 18 trans insan hakları aktivistinin portre ve hikayelerden oluşmakta.
 
Gabrielle Le Roux portreleri aktivistlerin modelliğinde çizmiş ve kişiler ne söylemek istiyorlarsa bunu doğrudan kendi portreleri üzerine yazmış.
 
Açılış öncesinde 11 Kasım 2011 Cuma günü saat:18:00’de “Türkiye’deki Trans Hakları Durumu” başlıklı bir panel düzenlenecek.
 
Panelde yer alacak konuşmacılar: Aras Güngör (Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği), Kemal Ördek (Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği), Murat Çekic (Uluslararası Af Örgütü Tükiye Şubesi), Şevval Kılıç (İstanbul LGBTT Dayanışma Derneği) ve Sanatçı Gabrielle Le Roux
 
Nefret suçları ve ayrımcılık dolayısıyla yaşanan travmalar, insanın ertesi güne başlamasını çok zorlaştırıyor. Böyle bir motivasyonla yaşamaya çalışan insanların hayatını zorlaştırmak yerine artık kolaylaştırmakla mükellefsiniz bence, olmalısınız.Şevval Kılıç, İstanbul LGBTT dayanışma derneği kurucularından, insan hakları savunucusu.
 
Değişmesi gereken bizleriz. Yani dünyayı şekillendiren insanlar.Buse Kılıçkaya, Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği yönetim kurulu üyesi, insan hakları savunucusu. KaosGL -

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin Sümer Park’taki salonunda gerçekleşen eğitime Eğitim-Sen üyesi 40 öğretmen katıldı.
 
Okullarda danışan veya zorla servise getirilen öğrencilerin durumlarının nasıl hak temelli ele alınması gerektiğinin anlatıldığı eğitimde muhafazakârlığın homofobik ayrımcılığı gölgelediğine dikkat çekildi.
 
Aile ve okul yönetimi kıskacında kalabilecek LGBT öğrencilerin korunması yönünde danışmanlık verilmesinin belirtildiği eğitimde, kişinin kendi kararını kendinin verebilmesi için danışan çocuğa saygı duyulması, onurlu bir şekilde hizmet alma olanağı sunulması gerektiği anlatıldı. 
 
Okullarda homofobik ayrımcılığa karşı yaklaşımlar geliştirilmeli!
 
Çoğunluğu Psikolojik Danışman ve Rehber olan öğretmenlere yönelik bir günlük eğitimde, sınıflarda ve okullarda homofobik ayrımcılığa karşı nasıl yaklaşım geliştirebilecekleri anlatıldı.
 
Homofobik ve transfobik ayrımcılığa karşı eğitimler düzenleyen Kaos GL, Diyarbakır’da 29 Ekim Cumartesi günü yapılan eğitimi PDR-ÇA-DER ve Diyarbakır Eğitim-Sen’in ev sahipliğinde gerçekleştirdi.
 
Eğitimin açılışında“Homofobinin Muhafazakârlık ve Milliyetçilikle İlişkisi”ni ele alan Ege Üniversitesi’nden Sosyal Psikolog, Prof. Dr. Melek Göregenli, muhafazakârlığın homofobik ayrımcılığı nasıl gölgelediğini anlattı. ...>>KAosGL
Blogger tarafından desteklenmektedir.