TBMM Başkanlığı aralarında eşcinsel dernekleri KaosGL ve Lambdaİstanbul'un sayfalarının da bulunduğu bazı internet sitelerine yönelik 'erişim yasağını' kaldırdı.
CHP Milletvekili Aylin Nazlıaka'nın girişiminin ardından yasağı kaldıran talimatın Meclis Başkanı Cemil Çiçek'ten geldiği öğrenildi. Nazlıaka 'Umarım diğer sansürler de son bulur. Farklı seslere saygı gösterilen bir Türkiye için çalışıyoruz' dedi.

Akşam  -Tamamı

Cinsiyet ayrımcılığı yapan, kadınlarla ilgili yanlış algılar yaratan ve kadınlara dair alanları daraltan filmleri eleştirmek için dağıtılan Altın Bamya Ödülleri için bu yıl da aday filmler açıklandı. Bu yılın Altın Bamya ödülleri "Ağır Abi", "Aşk Tesadüfleri Sever", "Bir Avuç Deniz", "Çınar Ağacı", "Devrimden Sonra", "Gişe Memuru", "Günah Keçisi", "Kaybedenler Kulübü", "Kurtlar Vadisi Filistin", "Press", "Sinyora Enrica ile İtalyan Olmak" ve "Ya Sonra" filmleri arasında paylaştırılacak. Her yıl bir daha ödül verilecek film çıkmaması dileğiyle dağıtılan ödüllerde geçen yıl "Yahşi Batı", hem bu yıl ilk kez verilen 'İzleyici Bamyası Ödülü'nü hem de Jüri Özel Homofobi Ödülü'nü kazanmıştı.

Eşcinsellerin, askerlikten muaf olmak için almak zorunda oldukları 'pembe tezkere' film oldu. Söz 'Çürük'ün anlatıcısı ve yönetmeninde 

 

Bu sene ilki düzenlenen Pembe Hayat KuirFest’in en çok konuşulan filmlerinden biriydi ‘Çürük’. Eşcinselliğin Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği’nde ‘psikoseksüel bozukluk’ olarak kabul edilmesini ve askerlikten muafiyet gerekçesi sayılmasını sorgulayan film, tanıklığına başvurduğu geylerin özel izniyle Türkiye’de ilk kez seyirciyle buluştu. Geylerin ‘pembe tezkere’ olarak da bilinen ‘çürük raporu’nu almak için girdikleri sıkıntılı süreçleri anlatan filmde kendi rapor alma öyküsünü paylaşan, ismi bizde saklı anlatıcı ve Alman yönetmen Ulrike Böhnisch ile konuştuk...

Filme dahil olma sürecinizi anlatır mısınız? Türkiye’de “Tamam, olur” diyen ilk kişi bendim. Başta önyargılıydım. Almanya’dan biri gelmiş, eşcinsellerle ilgili oryantalist bir film çekecek diye düşünmüştüm. Ama daha sonra yapmak istediğinin önemini anladım. Dahası Türkiye’de bunu dert etsek bile hiçbirimizin çekemediğini, el mahkûm yurtdışından birilerinin çekmesi gerektiğini, bunun kamuoyu oluşturmak için de önemli olduğunu düşündüm ve karşılıklı güven sağlayarak yer almaya karar verdim.

Bunun konuşulması gerçekten de çok mu zor? Kesinlikle! Her şeyin başında yasal sıkıntı yaşamaktan, cezalandırılmaktan söz ediyoruz. Ama beni en çok korkutan, bu görüntüyü alıp gidip seninle hiç paylaşmayan bir yabancıya denk gelmek ve sonrasında başını alamayacağın sorunlar yaşamaktı. Ama Uli bütün aşamaları paylaştı, projeye güvenmemi sağladı. Radikal Tamamı-Artık makyajlı fotoğraf isteniyor

--------------------------------------------------------------- 

Fotograf: Cole Mohr for The Block Magazine

Nijerya'da senatodan geçen bir yasa tasarısında eşcinsel evlilik yapan kişilerin 14 yıl hapse mahkum edilmesi öngörülüyor.
Eşcinsel evlilikleri özendiren ya da buna yardımcı olanların 10 yıl hapse mahkum edilmesini öngören yasada, eşcinsel kulüp çalıştıranlar ya da buralarda çalışanlarla, halk içinde eşcinsel ilişkilerini açıkça veya dolaylı şekilde belli eden çiftlerin de aynı süreyle hapis cezasına çarptırılması isteniyor.
Tasarının, yasalaşmadan önce parlamentonun alt kanadında da benimsenmesi ve Cumhurbaşkanı Goodluck Jonathan tarafından imzalanması gerekiyor.

BBC Co Uk-Tamamı

İkbal’in Hicabı

28.11.2011


İkbal Gürpınar’ın geçen hafta Hindistan’ın ‘kutsal travestiler’i ‘Hicre’ler (Hijra’lar ya da) üzerine homofobik bir ceht ve ‘ümmî’ bir cesaretle sarf ettiği berbat sözler, Dersim tartışmaları arasında kaynadı gitti.

Gürpınar, malûm, sabah programlarında uzun yıllar TRT ekranlarından süregelmiş sunuculuk macerasını şimdilerde ‘dini bütün’ vaziyette Kanal 7’de sürdürüyor. İhtimal kendisi TRT zamanlarında da dindardı, ama o zamanlar dini, hayatına şümullü biçimde hâkim kılmadığını, ‘hicab’sız bir dünya hayatı sürdüğünü hatırlıyoruz. Bilemediğimiz onun ‘gönül penceresi’ni açıp hicaba bürünmesine neyin sebep olduğu; tabii Allah’ın hikmetinden sual olunmaz.

Buna mukabil bilebildiğimiz, İkbal Gürpınar’ın geçen haftaki programında Hindistan’ın geleneksel dinsel-kültürel yapısının en renkli parçalarından birini oluşturan ‘Hicre’leri malzeme yaparak eşcinsellik, daha doğrusu heteroseksüalite-dışı farklı cinsellikler üzerine hayli hakaretamiz bir değerlendirme yaptığı… Şu sözler ona ait:

“Bir de tabii çok enteresan bir haber; Estağfurullah el azim diyerek okumak istiyorum: Hindistan’da Hicre denilen, yani kendini üçüncü cinsiyet olarak kabul eden, ne erkek ne kadın olan, ikisini birden taşıdıklarını söyleyen insanlar bir festival yapıyorlar… Ve çadırda çıkan yangında 15 eşcinsel ölüyor. Arkadaşlar rica ediyorum olur mu? Eşcinsellikle de ilgili… Lût kavminin başına neler geldiğini Kur’an-ı Kerim’i açın ve okuyun! Bu bir tercih değil; bu bir hastalık ve buluğ çağındaki bütün erkek çocuklarının, kız çocuklarının hormonlarının test edilmesi gerektiğini herkese hatırlatmak istiyorum. Eğer bir hormonlarda eksiklik varsa, buluğ çağında tedavi oluyor. Ondan sonra, o piyasada hani sanatçı diye dolaşan birileri var ya, onlar gibi birileri çıkıyor ortaya, eğer tedavi ettirmezseniz… Allah korusun! Rica ediyorum!..” Video için tıklayın...
Heteroseksist/homofobik söylemin bu ‘müteneffir’ dilini seferber eden zihne, eşcinselliğin bir hastalık değil farklılık, cinselliğin de yekpâre değil ‘yelpaze’ olduğunu bu daracık köşede anlatmanın imkânı olmadığı gibi yararı da yok. Ama ‘din’ adına lânetlendiği söylenen insanların da dinle, kutsalla ve ilâhî olanla içtenlikle ilişkilenebileceğine dair bazı ‘kültürel’ bilgileri paylaşmak, en iyisinden kör gözlere ışık, en kötüsünden kem gözlere şiş olabilir. 

Blogger tarafından desteklenmektedir.