Muhafazakar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster


30 Haziran'daki LGBT yürüyüşü, Türkiye Aile Platformu (TÜRAP) tarafından, genel ahlaka aykırı ve pornografik olduğu belirtilerek, toplum içindeki LGBT bireyler hedef gösterilmiştir.

Düzenlenen imza kampanyasında; "Annesinin omuzlarında yürüyüşe katılan ve elinde toplum değerlerine meydan okuyan “Genel Ahlaksız” dövizini taşıyan yavrumuzun ve pankart tutan küçük yaşta bir erkek çocuğunun fotoğrafları; katılımcıların pornografik görüntüleri ve bu görüntülerin çocuk ve gençlerin ulaşabileceği medya kanallarında açıkça ve özdenetimden yoksun bir şekilde yayınlanması değerlerimiz ve çocuklarımızın geleceği açısından son derece endişe vericidir." denilmektedir.

Bununla da yetinilmeyip, medyada neredeyse ilk defa "normal haber" muamelesi gören 11.LGBT Onur Yürüyüşü, Basın Konseyi ve Medya Etik Konseyi'ne şikayet edilmektedir.
Senede 1 kez düzenlenen bu yürüyüşle seslerini duyurmak isteyen LGBT bireyler bir kez daha "Genel Ahlak"ın kurbanı edilmek isteniyor.
Basın Konseyi ve Medya Etik Konseyi'nin Basın Konseyi Meslek ilkelerinin 2.maddesindeki; "genel ahlak anlayışını, din duygularını, aile kurumunun temel dayanaklarını sarsıcı ya da incitici yayın yapılamaz." ilkesinin ve benzeri muğlak ifadelerin, toplum yararından çok, ötekileştirmeye sebebiyet verdiği için tekrar gözden geçirmesinde fayda olduğunu düşünüyoruz.
Ötekileştirilmeye, ahlaksız ilan edilmeye, hakarete, katledilmeye tahammülü kalmayan LGBT bireyler olarak, bu ve benzeri "duyurularla" hedef gösterilmek ve nefret objesi olmamak için artık yeter diyoruz.

GENEL AHLAK, KİMİN AHLAKI?

 Karşı Kampanya İçin ;
https://www.change.org/tr/kampanyalar/nefrete-ve-ötekileştirilmeye-dur-de-genel-ahlak-kimin-ahlakı

Türkiye Aile Platformu'unun kampanyası;
http://www.change.org/tr/kampanyalar/kamuoyu-bas%C4%B1n-konseyi-ve-medya-etik-konseyi-ni-g%C3%B6reve-davet-ediyoruz




http://tr.euronews.com/ İngiltere'de Katolik Kilisesi hükümetin aynı cinsten evliliklere izin verme planlarına karşı vaazlı mücadele başlattı. Hristiyan din adamlarının kaleme aldığı ve eşcinsel evliliklerin önüne geçilmesi gerektiğini savunan bir mektup, ülkedeki 2 bin 500 kilisede okunacak. Din adamları, gelecek nesillerin korunması için Hristiyan cemaatinden evlilik kurumunun muhafaza edilmesini istiyor.


YILDIRIM TÜRKER (Arşivi)
Mahalle baskısı üstüne birkaç yıl önce Binnaz Toprak’ın çalışması epeyi yankı uyandırmıştı. Toprak’a saldıranların çoğu muhafazakârların büyük devrimlere hazır olduğunu, Kemalist statükonunsa bu gelişimi baltalamak için binbir dereden su getirerek paranoya körüklediğini savlıyordu.
Kemalist statüko ve yandaşlarının kör inkarcılığının ayna yansıması, liberal acilcilerde de görülüyordu. Görülüyor hala. Muhafazakâr devrimcilerle kol kola demokrasi yolunda hızdan başı dönmüş liberallerin muştuladığı yeni dünyaya çok uzağız elbette. Geçenlerde patlak veren televizyon dizilerindeki ahlaksız cüretkarlık tartışmaları tam da zamanında yetişti.
Öncelikle Fatmagül’ün Suçu Ne? dizisindeki tecavüz enine boyuna didiklendi. Aile saatinde yayınlanmış olması muhafazakârları öfkelendirdi. Seyircinin özellikle o sahneye göstermiş olduğu yoğun merak kimilerince ahlakın çöküşü-kadının metalaştırılması gibi farklı başlıklar altında tartıldı.
“Kötü örnek olabilir”ciler ayağa kalktı. Bu toplumun fevkalade yaygın bir sorunu olan tecavüzün televizyonda “canlandırılması”, inkarcıların canını sıkıyor elbet. Onlar, kahraman erkeklerin yanpiri yürüyüşlerini, silahları ve raconlarıyla dünyayı düzene sokmaları karşısında itiraz yükseltmeyenler. Sıradan, normal şartlar altında başrollerde oynayacak eli yüzü düzgün oyuncuların, “iyi aile çocuklarının” toplu tecavüzü, elbette bu toplumun yüzleşmekten korkacağı bir gerçekliktir.
Ama doğal sansürcüleri çileden çıkaran, bir erkek kahramanlığı dizisinde, kötü taraftan iki erkeğin yatakta “yarı çıplak” görünmeleriydi.
Blogger tarafından desteklenmektedir.