Milliyet Sanat - Asu Maro, Gezi'nin LGBT'lerinden "Benim Çocuğum"a çağrı yapmış.

 
Karşındakini dinlemeye ama öyle önyargılarının perdesi arkasından, yarım kulak değil, gerçekten ‘dinlemeye’ başlarsan; duyduğun şeyi, süzgecini kullanabileceğin bir yüreğin ve aklın da varsa, mutlaka bir şekilde anlıyorsun Gezi Parkı’ndaki direnişin, orada bir süredir devam eden yeni hayatın bence en büyük faydalarından biri, insanların daha önce hiç karşılaşmadıkları başka düşüncelerle, başka yaşam biçimleriyle yakın temas içinde olması.

Gözlemleyebildiğim kadarıyla bu, önce uzaktan tereddütle bakmak, sonra bir adım yaklaşıp daha yakından incelemek, sonra da yanlarına oturup onları daha yakından tanımaya çalışmak şeklinde tezahür ediyor. ‘Ötekileştirme’ belasından kurtulmanın yegane çözüm yolu da bu noktada devreye giriyor zaten.....


Haber/İlgi Bağlantıları; Tamamı için-Milliyet Sanat

Yorum Gönder

Blogger tarafından desteklenmektedir.